KÜRESEL ISINMA,
     Biz ilkokulda okurken derslerde derelerimizi nehirlerimizi anlatırdı öğretmenlerimiz, verimli ovalarımızı, yetiştirdiğimiz ürünleri. Hep abartılıydı anlattıkları, hep iyi şeyleri biz başarmıştık. Başımıza gelen kötü olaylarda suçlu mutlaka harici nedenlerdi. Tıpkı çocuğumuz masaya çarptığı zaman, masayı suçlayıp kendimizi kurtardığımız gibi. Hiç çözüm üretmek gibi bir gayretimiz yoktu, suçlu belliydi, ya komşu ülkeler, ya da içimizdeki hainler. Ormanlarımızı yaktılar, nehirlerimizi kuruttular, denizlerimizi kirlettiler, tarihi eserlerimizi yok ettiler, çaldılar. Eminim son günlerde yaşadığımız susuzluğun nedeni de onlardır.
     Hangi afet ben şu tarihte geliyorum tedbir alın diye haber verir. Deprem olduktan sonra aldığınız tedbir neye yarar. Bilim adamları kaç senedir bağırıp duruyorlar, Küresel ısınma aman dikkat diye. Birleşmiş Milletler`in kuraklık raporlarına misafir oluyoruz, adamlar tarih bile belirtiyorlar. Bir afet daha nasıl ben geliyorum der. Hollanda`yı hepimiz biliriz, büyük bir bölümü deniz seviyesinin altında olan kanallar ülkesi. Küresel ısınmanın, buzulların erimesiyle beraber sular altında kalacağı düşünülen bir ülke Hollanda. İnanın Türkiye sular altında kalırda Hollanda`ya bir şey olmaz. Adamlar sürekli çözüm üretip çalışıyorlar. Bizim gibi laf üretmiyorlar, iş üretiyorlar. İnşallah yanılıyorumdur ama bu günlerimizi bile çok arayacağımızı düşünüyorum. Bu vurdumduymazlığımız devam ettiği sürece, çocuklarımıza çok kötü bir ülke bırakacağımızı düşünüyorum.
     Günümüzde artık su kaynaklarımızı hovardaca harcayıp yavaş yavaş tükettiğimizi herkes biliyor sanırım. Aslında doğruları hepimiz bilirizde uygulamayız. Dedelerimizle konuşurken suyu parayla aldığımızı söyleyince bize kızarlardı su parayla olurmu diye, dalga geçtiğimizi düşünürlerdi. Bizim torunlarımızda "dedemler popolarını yıkıyorlarmış biz içmeye su bulamıyoruz" diye sohbet edecekler kendi aralarında. Bizleri suçluyacaklar. Biraz kalburüstü semtlere gidin bina görevlileri ellerinde hortum her sabah asfalt suluyorlar, büyütüp meyve alacaklar herhalde, süpürmek zorlarına gidiyor gariplerimin nasıl olsa su bol harcayın. Eski Ankara resimlerine bakıyorum çay bile geçiyormuş Ankaradan şimdi lağım akıyor. Yakında havayıda parayla satınalacağız galiba fıkralar gerçek olacak.
     Henüz çok geç değil insanlarımızın daha sağduyulu davranıp, müsrifliği bırakmaları küresel ısınma kazanının altına odun atmaktan vazgeçmeleri gerekiyor. Yöneticilerimizin bilim adamlarımıza daha fazla olanaklar tanıyarak, daha net ve sağlıklı çözümler üretmesini sağlaması gerekiyor. Kaldırım taşlarıyla oyalanmak yerine daha öncelikli işlerle uğraşmaları gerekiyor. Ne olur ilerde çocuklarımız bize küfür etmesinler. Babalarımızdan Allah razı olsun, zamanında bu tedbirleri almışlarda bizi kurtarmışlar desinler.
Sağlıklı günler dileğimizle.

Bu Site Kozmik Web Tasarım Hizmetleri Tarafından Tasarlanmıştır.